İnsan yaratıldı. O tarihten bu yana ne varsa insana dair hep yaşadı. Devir değişti, şartlar farklılaştı, yönetimler devrildi, düzen bozuldu, düzen kuruldu, sistem sonra tekrar parçalandı, elbiseler değişti, eşyalar dönüştü ama insan ve insana dair hemen tüm duygular yıllara rağmen aynı kaldı. Duygular, sorunlar ve devam eden sorular… İnsanın kıskançlığı aynı kaldı, sevgi var oldu hep; cefa, vefa, eza, dostluk, haset, riya, rüşvet, nefis, cömertlik… Çoğaltalım bu kavramları. Eski metinlere de baktığımızda kılık değiştiriyor görünseler de hep aynı kaldılar. İnsana ait olan ne varsa insanla beraber yürüdü. Adem’den günümüze ulaştılar.

Bir tren yolculuğunda “Nihayet” adında bir dergiyi kapağı ve dikkatimi çeken birkaç yazı başlığı için almıştım. İçinde Edip Ahmet Bin Yükneki’nin ahlak ve öğüt kitabı diyebileceğimiz eseri Atebetü’l-Hakâyık kitabından bir bölüm vardı. Yazara bakmadan göz gezdirmiştim yazıya. Ne kadar da isabetli okumuş günümüzü derken en altta 12. yüzyılda yazılmış bir eserin künye bilgileri ilişti gözüme. Açıkçası şaşırmadım ama bir insanın o dönemde insan olduğunu hatırlatması bakımından anlamlı geldi, beğendim ve burada da paylaşmak istedim. Buyurunuz:

“Dostluk yalan oldu, gerçek dostluk nerede hani? Binlerce dosttan bir tek doğru dost bulunmaz. Birçok insan görünüşte gerçek dost gibiyse de içten vefasızdır. Bunu bil.

Bugünlerde (12. y.y.) dünya insanlığının durumu çok kötüdür. Yazık, insanlık nereye gitti? Vefa gölünün suyu çekildi, kaynaklar kurudu. Cefa doldu taştı, denizden de enginleşti.

Hani sözü tutmak, emaneti korumak; hani iyilik! Korkarım, sonunda hayırlı işler de ortadan kalkacak. İyiliğin başı gitti, elbette sonu da gidecektir. Kötülüğün önü geldi, sonu da gelecektir.

Dünya düşmanlık, eziyet ve cefa ile doldu. Hani bir vefalı? Varsa ara, bakayım. Sen bozuksun, onun için dünya da bozuldu. Niçin bu dünyaya sitem ediyorsun? İslam garip idi yine garip oldu. İbadet riya, Abid mecaz oldu…

Hani emri-maruf kılan iyi adam? İyi insanın duracağı yerin kendisi nerede? İnsanı bir kenara bırakıp sen zamanı kötülersin. Zamanı yerme, insanları kötüle.

Kim ikiyüzlüyse saygın adamdır. Kendine rağbet edilmesini dilersen git ikiyüzlü ol. Haklı olana, hakkını kullanma yolları tıkanmıştır. Haksız olana ise bütün yollar geniştir.

Ey ahlaksız kişi, sevinçle dolaş. Bu senin zamanındır, istediğini yap. İstediğin gibi rahat ve kaygısız yaşa. Seni hangi yerde engellediler; sana hangi sözlerle engel çıktı?

Utanma kayboldu; araştırsan kokusunu bulamazsın. Helal yiyen kalmadı, helalin vücudu şöyle dursun eseri bile görünmüyor. Haram yiyen yediğini haram saymıyor.

Dünya hüner ve erdem sahibi kişilere çok daha vefasızdır. Hünersizler daha az cefa çeker. Erdem sahibi bu dünyada nasıl kusur işlemiştir de bu dünya ona durmadan eziyet çektirir?”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s