Kitle iletişim araçlarının medya alanı içerisinde önemli bir yer tuttuğu hem tarihi hem ekonomik yapısına bakıldığında görülmektedir. Bununla beraber 20’nci yüzyılın ortalarından bu yana televizyon, radyo ve gazete gibi kitlelere erişebilme gücü olan araçlar, kitle iletişiminin merkezinde yer almaktadır. Televizyon ve radyo yayıncılığı ekonomik olarak diğer eğlence alanlarına göre cüzi bir külfet getirdiği için ekonomik geliri düşük grupların ve bireylerin televizyon ve radyo yayınlarını bir eğlenme aracı olarak tercih ettikleri ve ayrıca bu araçların insanlar tarafından en temel bilgi ve haber kaynağı olarak görüldüğü araştırmalar çerçevesinde ortaya konulmaktadır.

 

“Toplumsal yaşamda gerçekliğin ne olduğu konusunda tanımlar medya aracılığıyla oluşmakta (ve/veya oluşturulmakta) ve aktarılmaktadır.” Bu yönüyle gerçeklik, televizyon eliyle kurgulanmakta ve insanların anlam dünyaları inşa edilmekte; zihinlerde inşa edilen dünya ile gerçek kurgulanmaktadır. Bu noktada Şentürk’ün televizyon özelinde ifade ettiği ve tüm kitle iletişim araçları için kullanılabileceği üzere “araç kendi sınırları olması hasebiyle gerçekliğe ilişkin kopuşlara sebebiyet vermektedir” denilebilir. Bir anlamda her araç gerçeği kurgulaması sebebiyle bir bakış açısından gerçeği yorumlamaktadır. Baudrillard’ın açıklamasında yer alan şekliyle “bir saat televizyon izleyen bir insan sanayileşme öncesi toplumda herhangi bir bireyin görebileceğinden daha fazla imgeye maruz kalmakta ve bu durum yeni bir gerçekliğin inşasına sebep olmaktadır.” Bu sebeple medyadaki içerik zihinlerin şekillenmesinde önemli bir yer tutmaktadır.

 

Medyadan alınan iletilerin “yaşam biçimi, grup kimliği, kendini sunma, inanç ve değerlerle” alakalı olduğu söylenebilir. Medya kurgusal olması sebebiyle gerçekliğe ilişkin bireysel ve toplumsal referans çerçevesi sunar ve bir şekilde insanın medya yoluyla gerçekliğe ilişkin anlamlandırmada bulunmasını sağlar. Bu açıdan bakıldığında “medyanın esas gücü dünya görüşümüzü şekillendirebilmesi, düşünce ve fikirlerimizin temel kaynağı olabilmesi gerçeğinde yatmaktadır.” Zihinlerdeki dünyanın şekillenmesi ve insanların var olan gerçekliği nasıl ve ne şekilde algılayacakları hususunda esas belirleyicilerden olan medyanın kurgusal yapısı, tartışmalı anlamlar üreten araçlar bütünü imal etmektedir. “Duyu organlarımıza eklenen bu araçlar dünyayı başka bir şekilde, gerçekte olduğundan farklı algılamamızı ve bu doğrultuda düşünmemizi sağlar. Ve o dünyadan çıkmamızı öğütler.” Bu kapsamda medyanın sadece basit bir eğlence veya bilgilendirme aracı olduğunu söyleyebilmek pek mümkün görünmemektedir.

 

Günümüzde medya ticari, siyasi, toplumsal ve kültürel birçok alanla bütünleşmiştir ve onlarla etkileşim halindedir, yani bu mecraların bir parçası haline gelmiştir. Özellikle medyanın gelişimi kapitalizmin gelişimine paralel olduğu için medya ticari çıkarların gerçekleştirilmeye çalışıldığı bir alan olmuştur. Aynı zamanda birçok araştırma medyanın “tesir(impact), nüfuz (influence), etki (effect)” gücüne sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Medyanın, gerçekliği kurgulaması ve halk üzerindeki etkileri sebebiyle siyasetin gözde bir aracı haline geldiği açıklıkla söylenebilir. Ayrıca belirtilmelidir ki medyanın gücü ve etkisi, ekonomik gücü, kitlelere ulaşılabilirliği, enformasyon ve eğlence kaynağı olması, anlamlar ve iletiler oluşturması medya üzerine araştırma yapma konusunda önemli konu başlıkları olarak kabul edilebilir ve medya üzerine ciddi incelemeler gerektiğine işaret etmektedir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s