medya

Siyaset, Seçimler ve Medya İlişkisi

Siyaset, içinde bulunulan dönem ve çevre doğrultusunda birçok tanımlamaya tâbi tutulmuştur. Genel çerçevede değerlendirildiğinde ünlü politika bilimci Van Dyke siyaseti, “kamuyu ilgilendiren sorunlarda kendi tercihlerini kabul ettirmek, uygulatmak, başkalarının tercihlerinin gerçekleşmesini engellemek üzere çeşitli aktörlerin yürüttükleri bir mücadele” olarak tanımlamaktadır. David Easton ise “maddi ve manevi değerlerin otoriteye göre dağıtılması sürecine” siyaset demektedir(1). Bu açıklamalar ile beraber söylenebilir ki bir anlamda siyaset, yönetimsel bir konudur, yönetim için yapılan mücadeleye atıfta bulunmaktadır. Siyasi süreçlerin iktidar, muhalefet, siyasi partiler, seçim, anayasa, kanunlar, devlet gibi kavramlarla yakın ilişki içerisinde olduğu açıktır.

Siyasetin içerisinde yer alan ve siyasi grupların iktidar mücadelesinin belirleyicisi olan araç, hiç şüphesiz seçimlerdir. Yönetme gücünün kime verileceği hususunda gerekli yetkiyi siyasi gruplar seçim yoluyla devralırlar. Seçim, bu anlamda demokrasinin temel taşıdır. Bu noktada belirtilmelidir ki toplumun yönetimi için verilen mücadelenin adil olması, demokrasinin ve hukukun gereğidir. Adil seçim için gerekli olan şartlardan biri de medyanın hukuktan yana bir tavır sergilemesi, adalet değerlerini gözetme sorumluluğunu taşımasıdır. Özellikle görsel-işitsel medya hizmetlerinin içeriği ve kurgusu bu anlamda tartışmalıdır. Görsel-işitsel medyada içerik eğlence yönünde ağır basmakta, kitle iletişiminin ana işlevlerinden olan bilgi ve haber verme ikinci plana itilmektedir. Kaldı ki bilgilendirici programlar da haber programları gibi “siyasi, iktisadi ve ideolojik olarak güçlü olanın” yanında, gerçeklerden kopuk içerik üretebilmektedir (2). Bu sebeple medya gücünün kullanımı, ticarileşen ve gittikçe medya sahiplerinin menfaati çerçevesinde hareket eden medya erkinin denetimi hassas bir duruma işaret etmektedir. Bilindiği üzere denetim, demokrasilerin en temel gerekliliklerindendir (3). Özellikle ülke kaynaklarının bir süreliğine bir gruba emanet edilmesini sağlayan siyaset kurumunun denetlenmesi zaruri bir hal almaktadır. 

“Medya hem günlük hem uzun vadeli siyaseti belirleyen, etkileyen, şekillendiren bir araç mıdır?” sorusu da karşımıza çıkmaktadır. Öncelikle medyanın, özellikle kamuoyunun seçimlerini belirleyebilme gücü üzerine yapılan birçok tartışma olduğu görülmüştür (4). Bu noktada belirtilmelidir ki iletişim çalışmaları siyasal bir akademik programın içinden doğmuştur (5). İletişim çalışmalarının asıl menşei bir anlamda siyasi iletişim faaliyetleri ve politika sahasıdır. Gerçekleştirilen iletişim çalışmalarının özellikle iletişim etkileri üzerinde durduğu görülmektedir (6). Yapılan çeşitli araştırmalar çerçevesinde, medyanın özellikle televizyon ve radyo gibi kitle iletişim araçlarının kitleleri mobilize edebilme gücü ve yönlendirme etkisi bilinmektedir (7). Yine bu araştırmalarda kitle iletişim araçlarının insanlar üzerinde – düzeyi ve şiddeti farklı kabul edilse de- etkilerinin olduğu görülmüştür (8). İletişim alanındaki bazı araştırmacılar, “insanlarda tereddüt arttıkça başkalarının ‘algılarına’ katılmaya o kadar hazır olduklarını” tespit etmiştir (9). Bu sonuç, siyaset yapan kişi ve gruplar için medyanın vazgeçilmez ve etkili bir araç olarak kullanılmasını beraberinde getirmiştir denilebilir. 

Türkiye özelinde görüleceği üzere yayıncılık ve siyaset ilişkisi özellikle 80 sonrası dönemde çok açık bir biçimde belirginleşmiştir (10). Kitle iletişim araçlarının seçimlerde kararsız olarak nitelendirilebilecek kişileri etkileme gücüne sahip olduğu ve oy verme davranışına etkisi olduğu da bilinmektedir (11). Seçim dönemlerinde toplumun belirli kesimlerinin etkiye açık olduğu ve radyo, televizyon gibi araçlardaki yayınlardan etkilenme oranının yükseldiği belirtilmektedir (12). Tüm bu araştırma verileri doğrultusunda medya araçlarının siyaset kurumuna insanların algı ve tutumlarını etkileme, davranışlarını yönlendirme açısından hizmet ettiği söylenebilir. O zaman siyaset ve medya arasında sıkı bir ilişki olduğu da açıklıkla ifade edilebilir. 

Kitle iletişim araçlarının halk üzerindeki etkisi ve kitlelere ulaşabilme gücü nedeniyle tarafsız olması gerekliliği demokratik rejimlerin en kuvvetli güvencelerinden biridir. Medya araçlarının hukuka uygun ve özgürlükleri koruyacak yayınlar yapması; bu yönde hizmetler sunması beklenmektedir. Ancak dünya ve Türkiye’deki gelişmelere bakıldığında bu konuda bazı tehlikeler görülmektedir. Veriler ışığında medya sektöründeki televizyon ve radyo kuruluşlarının sahipliklerinde yoğunlaşma olduğu; sektörde büyük holdinglerin gün geçtikçe daha fazla pay edindiği, güç kazandığı söylenebilir (13). Elde edilen gücün kamu menfaatine aykırı bir şekilde kullanılmaması ve var olan hukuki ve demokratik işleyişin zarar görmemesi adına medya alanında düzenleme yapmak öncelikli bir gerekliliktir. Zira büyük medya sahiplerinin medya kuruluşlarının, medya içeriklerine müdahale ettikleri bilinmektedir (14). Medya kuruluşlarının kâr etme amacıyla hareket ettiği, şirket sahiplerinin çıkarlarını gözettiği bilinmekte ve tüm bu sebeplerden toplum yararına yayın yapmaktan çok belli çevreleri önceledikleri görülmektedir. Bununla birlikte, günümüzde medya ticari de bir etkinliğe dönüşmüştür (15). Bu sebeplerden ötürü, özellikle seçim dönemlerindeki yayınların demokratik ilkeler ve işleyişin sağlanması adına denetlenmesi ve düzenlenmesi gerekmektedir. Devlet, demokrasinin varlık ve bekası adına gerekli önlemleri almak ve uygulamaları hayata geçirmekle sorumludur. Özgürlükçü demokrasilerin tamamında medya alanında denetleyici önlemlerin alındığı görülmektedir (16). 

Araştırmanın konusunu teşkil eden görsel-işitsel alandaki denetim, gelişmiş ülkelerde formal ve informal olarak iki ana şekilde gerçekleştirilmektedir. Formal denetim, hukuksal mevzuat çerçevesinde getirilen kesin kurallar doğrultusunda kurumlarca yapılan denetimi ifade etmektedir (17). Bu tarz denetimlerde idari cezalar, yayın lisansı iptali ve yargı kararları çerçevesinde adli cezalar uygulanmaktadır. Formal denetim örgüt düzeyinde ve yargı denetimi şeklinde ikiye ayrılmaktadır (18). Örgüt düzeyinde denetim, yayıncılık düzenleyici otoritelerin kanunlar çerçevesinde yaptığı denetimdir. Yargı denetimi ise kurumsal denetimi yapan otorite ve medya hizmet sağlayıcıların işlemlerinin bağımsız mahkemeler tarafından denetlemesini ifade etmektedir. 

Sonuç olarak iktidara gelecek partiyi tayin edecek olan seçimler, her alanda mücadeleyi gerektirdiği için radyo ve televizyon da bu yarışta kullanılan araçların en önemlilerindendir. “Seçme hakkının genelleşmesi, önce aristokrasi-burjuva sonra ise burjuva-proletarya arasındaki çatışmalar nedeniyle tam manasıyla ancak 20.yy’da mümkün olmuştur” (19). Bu anlamda seçimler insanlık tarihinde yeni bir gelişmenin adıdır, denilebilir. Bu sebeple seçim dönemlerindeki düzenlemelerin ülkelere ve zamana göre çeşitlilik arz ettiği, ortak bir doğruda buluşmanın zamanla gerçekleşebileceği öngörülmektedir. 

Özellikle medya alanının seçim dönemlerinde ne şekilde düzenleneceği konusu, var olan medya-etki araştırmalarıyla birlikte düşünüldüğünde üzerinde dikkatle durulması gereken bir başlıktır. Bu noktada özellikle olağanüstü dönemlerde medyanın devlet ile ilişkisi bir sorun olarak görülebilir (20). Medyanın siyaset kurumunda özellikle seçim dönemlerinde iktidarı belirleyici etkisi olmakta ve medya içeriklerinin “tutarlı, düzenli, sürekli” paylaşımı siyasi tercihlerin belirlenmesinde etkin bir rol oynamaktadır (21). Nihai olarak açıklıkla ifade edilebilir ki medya, siyasal bir güçtür (22). Bu sebeple medyanın düzenleyici otoriteler üzerinden düzenlenmesi ve denetlenmesi gerekmektedir. Fakat bu düzenleme ve denetleme faaliyetleri konusunda nasıl ve ne şekilde soruları farklı değerlendirmeler eşliğinde büyük bir tartışma konusuna işaret etmektedir. 

1 Saim Sezen, Seçim ve Demokrasi, Gündoğan Yayınları, Ankara: 1994, s.50.
2 Akt.: İlter Turan, Siyasal Sistem ve Siyasal Davranışları, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Yayınları, İstanbul, 1997, s.7. 

3 Akt.: İlter Turan, Siyasal Sistem ve Siyasal Davranışları, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Yayınları, İstanbul, 1997, s.7. 

4 Raşit Kaya, İktidar Yumağı Medya-Sermaye-Devlet, İmge Kitabevi, Ankara, 2009, s.325.
5 Mustafa Erdoğan, Anayasal Demokrasi, Siyasal Kitabevi, Ankara, 2010, s.299.
6 Eric Maigret, Medya ve İletişim Sosyolojisi (Çev.: Halime Yücel) İletişim Yayınları, İstanbul, 2011, s.256-257.
7 Akt. Beybin Kejanlıoğlu, Türkiye’de Medyanın Dönüşümü, İmge Kitabevi, İstanbul, 2004, s. 64-65. 91 Erkan Yüksel, Medyanın Gündem Belirleme Gücü, Çizgi Kitabevi Yayınları, Konya, 2001, s.11. 

8 Erkan Yüksel, Medyanın Gündem Belirleme Gücü, Çizgi Kitabevi Yayınları, Konya, 2001, s.11. 

9 Ferruh Uztuğ, Reklamcılıkta Anna Karenina İlkesi Kesmece Reklam Mümkün Müdür?, Beta Basım Yayım, İstanbul, 2009, s.94-96.
10 a.g.e., s.11-20.
11 a.g.e., s.94-96. 

12 Beybin Kejanlıoğlu, Türkiye’de Medyanın Dönüşümü, İmge Kitabevi, İstanbul, 2004, s.443-454.
13 Metin Işık, Dünya ve Türkiye Bağlamında Kitle İletişim Sistemleri, Eğitim Kitabevi, Konya, 2002, s.58.
14 a.g.e., s.58. 

15 Raşit Kaya, İktidar Yumağı Medya-Sermaye-Devlet, İmge Kitabevi, Ankara, 2009, s.283-293.
16 a.g.e., s.295-296.
17 a.g.e., s.297.
18 Nurullah Aydın, İnsan Hakları Demokrasi ve Medya, Kum Saati Yayınları, İstanbul, 2008, s.246. 102 Metin Işık, Dünya ve Türkiye Bağlamında Kitle İletişim Sistemleri, Eğitim Kitabevi, Konya, 2002, s.66. 

19 a.g.e., s.67. 

20 Uşan, A. S. Anayasa Hukukunda Seçim Yargısı, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Konya Selçuk Üniversitesi, 2017, s.118.
21 John Keane, Medya ve Demokrasi, (Çev.: Haluk Şahin) Ayrıntı Yayınları, İstanbul, 2008, s.100. 106 Raşit Kaya, İktidar Yumağı Medya-Sermaye-Devlet, İmge Kitabevi, Ankara, 2009, s.402-403. 

22 a.g.e., s.35-37. 

Siyaset, Seçimler ve Medya İlişkisi&rdquo için 1 yorum

  1. 👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s