Ölümün Mutlaklığı Üzerine Günce

Ölüm…  Soğuk ve korkutucu bir kelime geliyor birçoklarına… Gerçekten de bir belirsizliğe yürüyüş, kapı eşliğinden geçtikten sonra ne olacağına akıl erdiremediğimiz bir boyuta karşılık geliyor. Ben de farklı düşünebilenlerden değilim. Bu ürkütücü kelimeden yakamı kurtaramıyorum, gel gör ki onu görmemezlikten gelmeyi yeğliyorum. Aslında Turganyev’in söylediği gibi “çok eski bir gerçektir ölüm, ama herkese yeni gelir.” […]

Read more "Ölümün Mutlaklığı Üzerine Günce"

Hayat Pek de Yolunda Gitmiyor Güncesi

“Tenhayım ben! Uzayan saçlarıma gece ve tenhalıklar edinirim.” İnsanlara güvenebilmenin benim için bu kadar zor olabileceğini hiç düşünmezdim. Bu cümlenin yakın anlamlısı: hayatımda romantik gözlüklerimi bir kenara bırakarak olduğu gibi, tüm çıplaklığıyla; insanları, hayatı, olanları yani başımıza gelenleri okuma cesaretini gösterebileceğimi sanmıyordum. Bu bir kendine övgü hikayesi değil. Aksine böyle olmayı istemezdim. Ama neden bu […]

Read more "Hayat Pek de Yolunda Gitmiyor Güncesi"

Ankara ve Yine Sen

“Şehrin sokakları parça parça senin yüzüne dönüşüyor” Ankara’da yaşamak, solgun görünen binaların arasından puslu bir havayı çekerken içime çok daha anlamlı geliyordu bana. Sokağın başında bekleyen gölgelerin kör bir kuyuya atlar gibi kaybolduğu anlarda daha fazla ben oluyordum. Ayrıca buradaki bazı mutsuz adamlardan öğreneceğim birçok mutluluk var. Bunu nerdeyse her köşe başında hissettim Ankara’da. Somurtan […]

Read more "Ankara ve Yine Sen"

Şubat Soluğu Güncesi

“Ben aşktan daima kaçtım. Hiç sevmedim. Belki bir eksikliğim oldu. Fakat rahatım. Aşkın kötü tarafı insanlara verdiği zevki eninde sonunda ödetmesidir. Şu veya bu şekilde… Fakat daima ödersiniz… Hiçbir şey olmasa, bir insanın hayatına lüzumundan fazla girersiniz ki bundan daha korkunç bir şey olamaz… Filhakika ben ödemeye başlamıştım.” Aslında anlatacaklarım aşk, sevgi gibi kavramlardan yola çıkarak kafamdaki kimi soruları […]

Read more "Şubat Soluğu Güncesi"

Pesimist Günce

Birileri birbirlerine birdenbire biricik olduklarını söylemeye başladıklarında ben de oradaydım. Nasıl bir fantazma! Paranormal duygular! Bir zamanlar duyduğum (öğrendiğim demeyeceğim) her insanın biricik olduğu savına inanmıyorum. Kitle ve yığın kelimelerine fena halde kafayı takmış birisiyim. Ben insanları az çok tanımaya başladığım bir farkındalık halindeyim (bir yaştayım denilirdi belki ama ne yazık ki yaşla olmuyor bu […]

Read more "Pesimist Günce"

Mene, Tekel, Peres

Avrupa’nın büyük zekâları geçen asrın sonlarından beri (19. Yüzyıl), endişe içindeydiler. Tanınmış bir ruh hekimi “Medeni dünya, uçsuz bucaksız bir hastane koğuşu, diye haykırıyordu, ortalığı yürek parçalayıcı iniltiler dolduruyor… Hummalı bir çırpınış ve karanlık bir teslimiyet. İşi oluruna bırakan ümitsiz bir neşe. Herkeste bir batış, bir gömülüş, bir yok oluş duygusu. ‘Asır sonu’ tabiri hem […]

Read more "Mene, Tekel, Peres"

Dünyayı İstediği Gibi Bulamayanlar Kulübü

“Kişi sahip olmadığı şeyi terk edemez” diyordu bir filozof. Nefes aldığım dünyanın gerçek sahibiyle alakalı birçok sorum olsa da bugün konuşmak daha doğrusu dertleşmek istediğim husus bu değil. Sahibi olmasam da belli bir süre yaşadıktan sonra çekip gideceğim dünyanın acı gerçekleriyle yüzleşme ve küçükken romantik bakarak okuduğum dünyayı istediğim gibi bulamama mevzusunda bir iki laf […]

Read more "Dünyayı İstediği Gibi Bulamayanlar Kulübü"