Medya ile Algı Yönetilir mi?

Kitle iletişim araçlarının medya alanı içerisinde önemli bir yer tuttuğu hem tarihi hem ekonomik yapısına bakıldığında görülmektedir. Bununla beraber 20’nci yüzyılın ortalarından bu yana televizyon, radyo ve gazete gibi kitlelere erişebilme gücü olan araçlar, kitle iletişiminin merkezinde yer almaktadır. Televizyon ve radyo yayıncılığı ekonomik olarak diğer eğlence alanlarına göre cüzi bir külfet getirdiği için ekonomik […]

Read more "Medya ile Algı Yönetilir mi?"

Televizyon’un Çok Kısa Tarihi

Televizyonun geçmişine bakıldığında ilk teknik buluşun 1873 yılına dayandığı görülmektedir. Adrew May ışık dalgalarını elektrik akımına çevirebilen bir sistemi bulmuştur. Daha sonra Paul Nipkow dönen resmi tarayabilen bir araç geliştirmiş ve bu yolla birçok deneme gerçekleştirilmiştir. 1930 yılında günümüz televizyonunun temelini oluşturan ilk deneme yayını gerçekleştirilmiştir. 1936 yılında görüntülü yayınlara İngiltere’de başlanmış, bunu Amerika (1936), […]

Read more "Televizyon’un Çok Kısa Tarihi"

Radyo’nun Pek Kısa Tarihi

Radyo, işitsel anlamda kitle iletişimine izin vermesi bakımından son derece önemli bir araç olarak kabul edilmektedir. Öncelikle radyo yayını tanımına bakılması gerekmektedir. Radyo yayını, “elektromanyetik dalgalar (Hertz Dalgaları) enerjisi aracılığıyla bir olayın, bir iletinin topluma ses yoluyla aktarılmasıdır.” Bu çerçevede radyo ile ilgili ilk buluş 1860 yılında Janus Clark Maxwell’in elektromanyetik dalgaları bulması olduğu söylenebilir. […]

Read more "Radyo’nun Pek Kısa Tarihi"

Sosyal Medya ve İnternet Yayıncılığının Denetimi

“Seninle başım dertte ne yapsam bilmiyorum. Canımdan bir parçasın söküp atamıyorum.” şarkısını büyük küçük herkes duymuştur. Tabiri caizse sosyal medyanın kullanımı ve düzenlenmesi hususunda son zamanlarda gerek devlet yetkilileri gerek aileler gerek duyarlı bazı bireylerin hislerine tercüman olmaya aday bir şarkı diyebiliriz. Tartışmalar biraz yatıştı ancak RTÜK ve BTK işbirliği ile düzenleme yapılan yeni medya […]

Read more "Sosyal Medya ve İnternet Yayıncılığının Denetimi"

Gözle Görülen Hayallerimiz

“Kendimden ayıramadım, ey şiir, seni” Son zamanlarda beni bu kadar etkileyen bir şiir kitabı okumamıştım. Kelimelerin ruhu alıyor sizi, koparıyor bulunduğunuz yerden. Ait olduğunuz yere bir tür yolculuk. Anlam arayışı içindeki insana bir nevi yol gösterme arayışı. En azından ben böyle yorumluyorum. İbrahim Tenekeci’ye ait “Görmeden Ölmek” isimli eserden bahsediyorum. Altını çizdiğim her biri beni […]

Read more "Gözle Görülen Hayallerimiz"

Yıllar Sonra Aynı İnsan

İnsan yaratıldı. O tarihten bu yana ne varsa insana dair hep yaşadı. Devir değişti, şartlar farklılaştı, yönetimler devrildi, düzen bozuldu, düzen kuruldu, sistem sonra tekrar parçalandı, elbiseler değişti, eşyalar dönüştü ama insan ve insana dair hemen tüm duygular yıllara rağmen aynı kaldı. Duygular, sorunlar ve devam eden sorular… İnsanın kıskançlığı aynı kaldı, sevgi var oldu […]

Read more "Yıllar Sonra Aynı İnsan"

Ben ve Kendim

Ne gariptir ki insanoğlu kendi yapıp etmelerini gerekçelendirmek zaruretiyle karşı karşıya kaldığında, gerekçelerini “dışarıdan” (kendi dışından) bulmak mecburiyetini hisseder nefsinde… Çünkü “Bu işi niçin yapıyorsun?” suâline, “Hiiiç, canım öyle istediği için…” cevabını verebilmek her babayiğidin harcı değildir. Böylesi bir cevap, sadece ‘bencilce’ bulunmakla kalmaz, cevap sahibinin nasıl olup ‘sadece’ kendisi için bir şey yaptığına da […]

Read more "Ben ve Kendim"